Piyasalar

25 Ekim 2014, Cumartesi tsi
İstanbul 17.2°C Yağmur
REKLAM

En Sıcak Konular

Kendini Anlatma Teknikleri

1 Ocak 2009 17:04 tsi
Kendini Anlatma Teknikleri Görüşme, Anket, Envanter, Problem tarama listeleri, Otobiyografi, Psikodrama, Oyun ve oyun terapisi, Arzu listesi

Kendini Anlatma Teknikleri

Kendini Anlatma Teknikleri Şunlardır:

1) Görüşme
2) Anket
3) Envanter
4) Problem tarama listeleri
5) Otobiyografi
6) Psikodrama
7) Oyun ve oyun terapisi
8) Arzu listesi
1) Görüşme: Görüşme,bireyi tanıma çalışmalarında en yaygın olarak kullanılan bir tekniktir. Belli bir amaçla yüz yüze gelen iki veya daha fazla kişinin, sözel ve sözel olmayan davranış ve teknikler kullanarak yaptıkları bir etkileşim sürecidir. Görüşmeyi yapan kimse teknik ve beceri yönünden iyi yetişmiş olabilir,görüşme konusunda uzmanlaşmış bir kişi, de olabilir.(Özgüven,1998, s.107-108) 
Herkes kendi amaçları doğrultusunda farklı görüşmeler yapabilir. Öğretmen öğrencisiyle, doktor hastasıyla, danışman danışanıyla, yönetici ise işe alacağı adayıyla vs. görüşme yapabilir. 
Görüşmeciler bilgi toplamak ve bireye yardım etmek amacıyla görüşme yaparken görüştükleri bireylerin giyim-kuşamı, beden dili, ses tonu ve genel davranışlarını doğrudan gözleme olanağı bulur. Görüşmenin en üstün yanlarından biri budur. Görüşmeci görüştüğü birey hakkında oldukça fazla bilgi edinebilir. Ancak burada görüşmecinin becerikli ve yetenekli olması gerekir. Daha çok bilgi elde edebilmek için açık uçlu sorular sorulmalıdır.(Editör:Can,2002,s.153)
Görüşmenin konuşmadan farkı
1. Görüşmede bilinçli olarak saptanmış bir amaç vardır. Bireylerin kişisel problemlerinin çözümüne yardım etmek, bir köy liderinin köyün ihtiyaçlarını öğrenmek ve iş isteyen birisi hakkında bilgi toplamak görüşmenin amaçlarından biri olabilir.
2. Belli bir amacı olduğu için görüşmenin kapsamı bu amaca yönelik bir plan ve düzen içinde yürütülür.
3. Amacın gerçekleştirilebilmesi için görüşmeye taraf olan kişilerden biri olan görüşmeci etkileşimi planlama,düzenleme sorumluluğunu üzerine alır.
4. Görüşme sürecinde belli bir amaç için iki kişinin bir araya gelmesi söz konusu olduğu için görüşmeler çoğunlukla rasgele değil belli bir zamanda,yerde ve sınırlı bir süre için düzenlenir.(Özgüven,1998,s.110)
Görüşmenin olumlu yönleri:
1. Yüz yüze ve doğal etkileşim sürecidir. Böylelikle birey hakkında kesin ve doğru bilgi edinilir.
2. Kullanım alanı çok geniştir.
3. Görüşmede bireyin söylediklerine ve beden diline bakarak söylemedikleri veya gerisinde yatan duygu ve düşünceleri anlayabiliriz.
4. Görüşme tekniği okuma yazma bilmeyen bireylere de uygulanabilir.
5. İyi ilişkiler kurulduğu zaman görüşme ile bilgiler doğru ve eksiksiz olarak toplanabilir.
Görüşmenin sınırlı yanları:
1. Görüşme tekniği ekonomik değildir.(tek tek bireylere dayandırıldığı için zaman,emek,para bakımından ekonomik değildir.)
2. Bireyin verdiği bilgilerin doğru olduğu kabul edilmektedir. Ancak birey hakkında elde edilen bilgilerin ne derece doğru olup olmadığını kontrol etmek mümkün değildir.
3. Görüşme tekniği, taraflar açısından sübjektif olduğundan elde edilen bilgiler yanlış yorumlanabilir.
4. Görüşmede taraflara uygun yer, zaman,süre belirlemek oldukça zordur.
5. Görüşmede elde edilen bilgiler görüşülen bireyin vermek istedikleri bilgiler ile sınırlıdır.(Editör: Can,2002,s.155)
Görüşme, hangi konuda kiminle yapılırsa yapılsın,bazı soruların sorulup cevapların alındığı bir soruşturma süreci biçiminde düşünülmemelidir. Görüşmede görüşülen kişinin konu hakkındaki duygu ve düşüncelerini rahat bir şekilde ifade etmesine fırsat verilmelidir. Görüşmeyi sürdüren uygulayıcının görüşülen kişinin görüşlerini, duygu ve düşüncelerini eleştirme ve yargılama gibi bir hak ve sorumluluğu da yoktur.
Görüşme sonuçlarının kayıt edilmesi gerekir. Kayıt amacı ile önceden hazırlanmış araçlar ve ölçekler kullanılacağı gibi düz yazılı raporlarda düzenlenebilir. Duruma ve kullanılan aracın niteliğine bağlı olarak, bazı bilgiler görüşme sırasında kaydedilebilir; bazı bilgilerin ise görüşmeden sonra yazılması gerekli olabilir.
Okullarda psikolojik danışma ve rehberlik uygulamaları ile ilgili olarak görüşme çalışmalarında uzmanların yanı sıra öğretmenlerin de görev almaları gerekir. Buna göre, görüşme tekniği ile bilgi toplamada tecrübe kazanmaları ve bu tekniği etkili bir biçimde kullanabilmeleri için öğretmenler ve uzmanlar arasında yakın işbirliği ve karşılıklı bilgi alışverişi sağlanmalıdır.
2- Anket: Bireyin ailesi, kişisel nitelikleri, çeşitli konulara ilişkin duygu ve düşünceleri hakkında bilgi etmek amacıyla hazırlanmış yazılı sorular grubudur. Bu soruların neler olacağı ve soru sayısı araştırmacının amacına bağlı olarak değişmektedir. Anketler çok sayıda sorulardan oluşması ve kısa sürede çok sayıda kişiye uygulanarak bir çok konuda bilgi toplanması nedeniyle başta araştırmacılar olmak üzere hemen herkes tarafından yaygın olarak uygulanan bir tekniktir.
Anket sorularını hazırlamak uzmanlık işidir. Anketteki sorular birey hakkında bilgi toplamaya yöneliktir.
Anket kullanılırken toplanan bilgilerin gizli tutulacağı , bilgileri amaç dışı başkaları ile paylaşılamayacağı açıkça belirtilmelidir. Ancak bu şekilde, anketlerin dolduranlar tarafından daha ciddiyet ve samimiyetle ele alınması ve böylece doğru bilgilerin toplanması sağlanabilir.(Özgüven,1998,s.112)
Ankette dört soru sorulabilir:
1. Açık uçlu sorular;bir soru sorulur ve bireyin yazarak yanıtlaması istenir.
ÖRN:sizce enflasyonun en önemli nedeni nedir?
2. Kapalı uçlu sorular:Bir soru sorulur ve seçenekler verilir. Bireyin bu seçenekler içinden birini ya da birkaçını işaretlemesi beklenir.
ÖRN:Kaç yaşında evlendiniz?
( )17 yaş ve daha küçük
( )18-20
( )21-25
( )26-30
( )31 yaş ve daha büyük
3. Evet hayır şeklinde yanıtlanan sorular:anketlerde bazı sorular evet hayır diye yanıtlanması gereken sorulardır.
4. Derecelendirilmeli sorular:anketlerde bazı sorularda derecelendirilmelidir.
ÖRN:öğretmenlerinizin size davranışlarından ne derece memnunsunuz?
( )oldukça memnunum
( )kısmen
( )memnun değilim
Anketler:
1. Gruplara uygulanabilir.
2. Bireylerle görüşülerek uygulanabilir.
3. Posta ile yollanarak uygulanabilir.
4. Telefon görüşmesi yaparak uygulanabilir.(Editör: Can,2002,s.156-158)
Anketlerde her şeyden önce ,cevaplama güvenliğini ve katılma oranını yüksek tutmak için net ve yeterli bir açıklamaya gerek vardır. Anketin kapsadığı alan ya da konu mutlaka sınırlı tutulmalıdır. Elde hazır bulunan bilgiler tekrar tekrar sorularak ya da gereksiz sorulara yer vererek anketin hacmi genişletilmemelidir. Ankette çok özel ve kişisel sorulardan kaçınmalıdır. (Kepçeoğlu,1996,s.143) 
3-Envanter:Envanterler, bireyin kişilik,ilgi ve tutumlarıyla ilgili tipik davranışlarını ölçen araçlardır.
Envanterlerin bazı genel ve ortak özellikleri vardır. Bunlar:
• Envanterler objektif olarak uygulanmakta ve puanlanabilmektedir.
• Envanterler ekonomiktir. Kısa sürede çok sayıda kişiye uygulanarak grupları birbirleriyle karşılaştırma olanağı sağlamaktadır. Ancak okuma yazma bilmeyenlere bireysel olarak uygulanması gerektiğinde soru sayısının çok olması nedeniyle zaman alıcıdır.
• Güvenilirlilik katsayıları ve kapsam geçerlikleri oldukça yüksek ölçme araçlarıdır.
• Envanterler bireyin belli niteliklerini ölçer,ancak ölçülen niteliğin nedenleri hakkında bilgi vermez.
• Envanterlerde soruları yanıtlama biçimleri envanterin yapısına bağlı olarak değişmektedir. Bazı envanterler “evet-hayır”, bazısı derecelendirmeli, bazısı ise “en az-en çok tercih” edilen seçeneği işaretleme biçiminde düzenlenmiş olabilir.
Envanterler kişilik, tutum ve ilgi envanteri olmak üzere üçe ayrılır.
İlgi envanterleri: Öğrencilerin kendi ilgilerine uygun bir ders, program,alan veya meslek seçmelerinde onlara yardımcı olmaktır. Bunu da psikolojik danışmanlar ve psikolojik danışmanların inisiyatifinde öğretmenlerin desteği ile uygulanabilir.
4-Problem tarama listeleri: Problem tarama listeleri, bireyin gereksinimleri, kişisel sorunları, sağlık, bedensel gelişim,benlik algısı,sosyal destek sistemi,okul,öğretmenler,aile,gelecek,meslek seçme,insan ilişkileri gibi konularda bireyin yaşamakta olduğu sorunlar hakkında bilgi toplayan ve bireylerinin sorunlarının giderilmesi için yardım etmeyi amaçlayan bilgi toplama araçlarıdır.
Bu envanterin amacı:Bireyin sahip olduğu önemli problemleri saptayarak bu problemlerini çözmesi ,için öğrenciye yardım etmek ve böylece öğrencinin bir bütün olarak gelişmesine, okula uyum sağlamasına ve akademik başarısının yükselmesine katkıda bulunmaktır.
Problem tarama listeleri, o okulun özellikleri, öğrencilerin gereksinimlerini, gelişim dönemlerini dikkate alarak hazırlanmalıdır. ÖRNEK: İlköğretim öğrencileri için hazırlanacak problem tarama listesi yatılı lise öğrencileri için hazırlanan problem tarama listesinden farklı olacaktır.
Problem tarama listelerinde problem cümleleri 30 ile 400 arasında değişir. Yalnız 40-50’ den fazla soru sorulmamalıdır. Çünkü genelde öğrenciler çok sayıda maddeyi okumaktan kaçınmakta ve rasgele işaretleme yapılmalıdır.
Problem tarama envanterlerini hazırlamak zor değildir. Psikolojik danışmanlar ve öğretmenler problem tarama listeleri hazırlayabilir, uygulayabilirler. 
Problem tarama listeleri hazırlanırken şu yol izlenebilir:
Problem tarama listesi uygulanacak gruba çeşitli problem alanlarıyla ilgili açık uçlu sorular sorularak grubun problemleri hakkında kabaca bilgi toplanabilir. 
Bu toplanan bilgiler, öğretmenler ile uzmanların gözlemleri birleştirilerek bir geçici problem tarama listesi hazırlanır. 
Geçici problem tarama listesi üzerinde her problem cümlesi gözden geçirilir. 
Maddeler amca uygun bir biçimde yazıldıktan sonra bir de açıklama yazılarak bu geçici form deneme uygulaması için hazır hale getirilir. 
Problem tarama listesi geçici formunun deneme uygulaması, esas uygulama grubuna benzer 30-40 kişilik küçük bir gruba uygulanır. 
Deneme uygulamasından sonra problem tarama listesi üzerinde gerekli düzeltmeler yapılarak esas form oluşturulur. Bu şekilde geliştirilmiş form hedef grup için uygulanır. 
Problem yarama listelerinin sonuçları öğrenciler, öğretmenler, yöneticiler ve veliler ile paylaşılabilir. Ancak sonuçların paylaşılmasında çok dikkatli olunmalıdır. Bir öğrencinin problemi öğrencinin rızası olmadan hiç kimse ile paylaşılmamalıdır. Kişisel nitelikli problem konunda, rehber öğretmen sınıfa girerek problem tarama listesinde bulunan problem cümlelerinden örnek verebilir ve bu tür problemleri olan öğrencilerin problemlerinin çözümü amacıyla rehberlik servisine başvurabilecekleri belirtilir. Grup için ortak ve yaygın olan problemlerin neler olduğu ise her sınıfta uygun bir dille belirtilir. Bu problemlerin grup rehberliği veya diğer rehberlik etkinlikleri çerçevesinde ele alınarak çözülmesine çalışılacağı vurgulanabilir. Bu açıklamalarda belirtilen bireysel ve grup rehberliği çalışmaları zaman geçirilmeden başlatılmalıdır.(Editör:Can, 2002,s.161-163) 
Problem tarama listeleri ile ilgili çeşitli açıklamaların ışığında, listeler tüm bir okulun eğitim programının yeniden düzenlenmesinde;okul psikolojik danışma ve rehberlik programının örgütlenmesinde ve geliştirilmesinde;bireylerin kendi problemlerini daha iyi anlamalarını sağlamada;psikolojik danışmaya ihtiyaç gösteren çok problemli öğrencilerin belirlenmesinde;psikolojik danışma sürecinin etkinliğinin artırılmasında; öğrencilerin problemlerinin yaş,cinsiyet, sosyo-ekonomik durum gibi değişkenler bakımından nasıl farklılaştığını incelemede kolaylıkla kullanılabilmektedir.(Kepçeoğlu,1996,s.147) 
5-Otobiyografi:Otobiyografi, bireyin geçmiş ve şimdiki yaşantısı ile geleceğe ilişkin planlarını yazılı olarak anlatmasıdır. Otobiyografinin amacı:Bireyin davranışlarının gerisinde yatan gereksinimleri,bastırılmış duyguları,tutumları ortaya çıkarmak ve baskı altında tutulan duygu ve düşünceleri ifade ederek bireyin rahatlamasını sağlamak;bireyi dolaylı olarak farklı yönleriyle tanımaktır. Ayrıca otobiyografi bireye zayıf ve üstün yanlarını,başarı ve başarısızlıklarını, insan ilişkilerini ve yaşantılarını anımsama fırsatı vermektir.(Editör:Can,2002,s.164)
Bireylere otobiyografi yazdırılırken genellikle iki yol benimsenebilir: bunlardan birisi olarak, bireyin kendisi hakkında her konuda istediği gibi serbestçe yazması istenebilir. Buna kontrolsüz ya da sınırsız otobiyografi denir. Bir başka yol ise, yazılacak konu ya da alt konuları sınırlamaktır. Bu durumda bireyin sadece belirli bir konu etrafında, örneğin,aile özgeçmişi, başkaları ile ilişkileri,ilgileri,geleceğe ilişkin kaygıları gibi konulardan biri hakkında serbestçe yazması istenir. Buna kontrollü yada sınırlı otobiyografi denir. Psikolojik danışma ve rehberlik uygulamalarında, yerine göre, otobiyografi yazdırılacak konular serbest bırakılacağı gibi, bazen de sınırlandırılabilir. Aslında,zaman zaman her iki yola da başvurmak gerekli olabilir.(Kepçeoğlu,1996,s.156)
Otobiyografi diğer tekniklerle elde edilemeyen ve gerçekten elde edilmesine gereksinim duyulan bilgileri elde etmek amacıyla yazdırılmalıdır. Elde edilen bu bilgiler birey hakkındaki mevcut bilgilere ek bilgiler katacaksa otobiyografi yazdırılmalıdır. Çünkü sık sık otobiyografi yazdırmak mümkün olmamaktadır. İkincisi otobiyografi yazdırılmadan önce, elde edilen bilgilerin ne amaçla kullanılacağı konusunda birey bilgilendirilmeli ve bu bilgilerin gizli kalacağı konusunda güvence verilmelidir. Diğer bir önemli nokta ise, doğru bilgiler elde edebilmek için bireyin güdülenmesidir.
Otobiyografi bireyi tanıma teknikleri içinde geçerliliği en düşük olan tekniklerden biridir. Bu nedenle otobiyografiden elde edilen bilgiler,diğer bireyi tanıma teknikleri aracılığı ile elde edilen bilgilerle değerlendirilmelidir.(Editör: Can,2002,ss.164-165)
Otobiyografinin yararlı yanları:
1. Öğretmen, öğrencinin önemli duygularını ,tutumlarını,yaşantılarını öğrenebilir.
2. Uygulama ve değerlendirilmesi görüşmeden daha az zaman alır.
3. Öğrenci,kendini ve yaşantılarını anlatırken içini boşaltır.
Otobiyografinin sakıncaları:
1.Elde edilen bilgiler, başka kaynaklardan elde edilenlerle denetlenmedikçe rehberi yanıltabilir.
2.Yaş, zeka ve yazma yeteneği yazma tekniğini etkiler ve bu da rehberi yanlış yargılara götürebilir.
3. Öğrenci-imgeleminin genişliği dolayısıyla gerçekleri değiştirebilir. (Binbaşoğlu,1986,s.95)
6-Psikodrama: Psikodrama, bireyin kendisi için kaygı ve üzüntü kaynağı olan bir psikolojik problemini bir rol olarak alıp bir grup karşısında gerçek yaşamında olduğu gibi oynayarak ortaya koymasıdır. Buna göre psikodrama tekniğinin uygulanabilmesi için belirli bir ortamda bazı koşulların sağlanması gerekir. Psikodramada bir yönetici danışman veya terapist ile grubu oluşturan danışanlar ya da izleyiciler vardır. Danışanlardan biri kendi isteği ile grup karşısında kendi problemi ile ilgili rolünü oynar. Rol oynanırken ortamda gerekli düzenlemeler yapılır ve grubun bazı üyeleri oynanmakta olan rolün gerektirdiği diğer rolleri alır;ancak,baş oyuncu problemini oynamak üzere ortaya çıkan oyuncudur. Ortam tamamen özel olarak seçilmiş bir oda içinde duygusal ve psikolojik ilişkilerin kurulmasına uygun bir terapi ortamıdır. Bu özelliklerden dolayı, psikodrama devam eden bir grup terapisi veya bir grupla psikolojik danışma süreci içinde, yerine göre zaman zaman başvurulacak bir tekniktir.
Psikodrama bireyin grup içinde problemlerini yaşantısal olarak oyunla sergileme fırsatı vererek onun tüm duygularını ortaya koyması ve problemi hakkında daha çok bilinçlenmesi sağlaması bakımından etkili bir terapi tekniğidir. Ancak, bu sonuçların gerçekten ortaya çıkması için psikodramayı yöneten terapistin bu konuda yeterli ve tecrübeli olması gerekir.
Psikodrama sürerken danışanın yani esas oyuncunun ortaya koyduğu davranışları ve bu davranışlar arasındaki ilişkileri anlama ve gerektiğinde bir yönetici olarak terapistin yapacağı girişimler, yorum ve yönlendirmeler çok önemlidir. Bunlar ise psikodrama süresince terapistin çok uyanık ve etkin olmasını zorunlu kılar.
Psikodrama, oyun oynama bittikten sonra yorum ve tartışmalarla gruptaki diğer üyelerin ve seyircilerin de katılmaları uygun olur. Bu şekilde gruptaki diğer üyeler arasındaki psikolojik ilişkiler daha da ileri götürülerek psikodramanın terapötik etkisi artırılabilir.(Kepçeoğlu,1996,ss.189-190)
7-Oyun: Oyun, çocuklar için kendini tanıma,kendini anlatma ,düşünme ve deşarj olma aracıdır.Aynı zamanda oyun çocuğu tanımak için bir tekniktir. Çocuğun gerginlik ve kaygılarını gidermede sağaltıcı bir işlev görür. Çocuk oyun aracılığıyla dünyayı anlar,ilişkilerini, geçmişi ve geleceği kavrar. Bu nedenle oyun bir öğrenme aracıdır ve evrensel bir dildir.
Çocuğun oyun ortamında oyuncaklarla ilişkisi, oyunda aldığı roller, benimsediği davranış kalıpları, kurallara uyma düzeyi, grupla işbirliği yapma,kişisel sorumluluk üstlenme,ilgisi becerileri, duygulanım düzeyi,liderlik özellikleri, başkalarının özelliklerine saygılı olma,bencillik, paylaşımcılık gibi çok sayıda niteliği gözlenerek çocuk hakkında bilgi elde edilebilir. Ayrıca oyun aracılığıyla çocuğun sıkıntı ve sorunları ile davranış bozukluklarını anlamak ve bu davranış problemlerini oyun aracılığıyla çözmek de mümkün olabilmektedir.
Oyun aracılığıyla çocuk çok çeşitli yönlerden kendini tanıma,üstün ve zayıf yönlerini anlama, zayıf yönlerini geliştirme, kendini başkalarıyla kıyaslama ve akranlarını tanıma fırsatını da yakalamaktadır. Çocuk yaşam için gerekli olan davranış, bilgi, beceri ve alışkanlıklarının çoğunu, cinsiyet rollerini oyun ortamında öğrenir. Oyun bir öğrenme ortamıdır. Böyle bir öğrenme ortamında çocuk özgür ve yaratıcıdır. Potansiyellerini geliştirebilir. Çocuk bireysel oyundan grupla oyun oynamaya geçince sosyalleşme süreci hızlanır ve çocuk akranlarıyla birlikte bu doğal ortamda sosyalleşir. Bu nedenlerle oyun çocuğun yaşamının ayrılmaz parçasıdır.(Editör: Can,2002,s.166)
Oyunların ruh sağlığına etkisi:Çoğu kez çocuğun oyun tercihlerine ve davranışlarına bakarak temel ilgi alanlarını, kişisel tutum ve eğilimlerini tanımak, ruhsal güçlüklerini ve davranış bozukluklarını teşhis etmek mümkün olmaktadır. Psikologlar ve psikiyatrisiler, çocuk oyunlarının bu yansıtıcı potansiyelinden yararlanmaktadırlar. Uzmanlar, çocukları oyun içinde gözleyerek onların ruhsal problemlerini açıklayıcı ve yardım edici yöntemler geliştirmişlerdir.(Özgüven,1998,s.205)
8-Arzu listesi:Daha çok okul öncesi eğitim düzeyinde ve ilköğretimde kullanılan arzu listeleri aracılığıyla çocuk,doyurulmamış gereksinimlerini,arzularını,gerginlik,sıkıntı ve sorunlarını,ifade edemediği duygularını,güdü ve umutlarını ifade etme olanağı bulmaktadır. Uzmanlar ve öğretmenler de bu yolla çocuğu çeşitli yönlerden tanıma fırsatı yakalayabilmektedir.
Arzu listeleri çerçevesinde çocuklara sorulacak sorulardan
 bir kaçı söyle sıralanabilir:
1-Bir dilek perisi çıkıp sizi üç dileğinizi sorsa ona ne yanıt verirdiniz?,
2-Bir uçan halıya binseydiniz nasıl bir yere gitmek isterdiniz?
3-Bir sihirli güce sahip olsaydınız dış görünüşünüzde ne gibi değişiklikler yapmak isterdiniz?
4-Tekrar dünyaya gelseydiniz nasıl bir kişi olmak isterdiniz?
Bu sorulara yeni sorular da eklenebilir. Çocuklara zaman zaman buna benzer sorular da bir veya birkaçı sorulara özgürce konuşmaları sağlanabilir. Bu soruların hepsinin bir seferde sorulması veya bu soruların mutlaka sorulması gerekmez,doğruda değildir. Öğretmenler veya uzmanlar çocukların da gelişim dönemlerini, yaşlarını dikkate alarak uygun sorular sormalıdır. Örneğin, “Bir sihirli güce sahip olsaydınız dış görünüşünüzde ne gibi değişiklikler yapmak isterdiniz?”. “Tekrar dünyaya gelseydiniz nasıl bir kişi olmak isterdiniz?” sorularını okul öncesi çocuğu yerine ergenlere sormak daha yerinde olur. “Bir dilek perisi çıkıp size üç dileğinizi sorsa ona ne yanıt verirdiniz?”sorusu ise okul öncesi ve ilköğretim öğrencilerine sorulabilir. Sorulara okul öncesi öğrencileri sözlü,okuma yazma bilen erin veya ergenler ise yazılı olarak yanıt verebilirler. Sorulara verdikleri yanıtlar aracılığı ile çocuğun doyurulmamış gereksinimleri,arzuları,gerginlik,sıkıntı ve sorunları,ifade edemediği duyguları, güdü ve umutları,özlem ve sıkıntıları, kişilik yapısı, sosyal destek sistemi ve içinde yaşadığı koşul ve olanaklar ile algıları hakkında bilgi toplanabilir. Bu teknik aracılığıyla çocuk kendini bazı yönlerden daha iyi tanıyabilir, bir iç görü kazanabilir.(Editör: Can,2002,s.167) 





Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Custom Search

    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    İçerikler bilgilendirmek içindir. İçeriğin doğruluğu için her türlü özen gösterilmekle birlikte olası hatalardan site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz. İletişim: egitimekrani@gmail.com Yandex.Metrica
    24940 µs