Piyasalar

25 Temmuz 2014, Cuma tsi
İstanbul 28.8°C Az Bulutlu
REKLAM

En Sıcak Konular

Psk Dan. N. Gökçe ESAS YILDIRIM


Psk Dan. N. Gökçe ESAS YILDIRIM
23 Şubat 2011

OKUL ÖNCESİ ZOR ÇOCUKLARLA İLETİŞİM



Okul öncesi dönemde bulunan çocukları yetişkinler olarak bizlerin anlaması, bir başka deyişle onların yaşına inmemiz zordur. Onların o eşsiz hayal dünyaları, düşünceleri ve bunların doğrultusunda hareketleri bizi çoğu zaman zor duruma düşürür.

Ben okul öncesinde olan zor çocuklarla iletişim kurmanın yollarını paylaşmak istiyorum sizlerle.

0-6 yaş çocukları neden sonuç ilişkisini kurmakta zorlanırlar. Her şeyi çok basit düşünürler ve olacakların sonucunu düşünmeden ani tepki verirler.  Bilişsel gelişimlerini de göz önünde bulundurursak onlardan yaşlarının üstünde olgunluklar beklememiz ise fazla olur.

Zor bir okul öncesi çocuğu ile karşı karşıyasınız diyelim. Dediğinizi yapmayı reddediyor ve tam tersini yapıyor, ağlama krizlerine giriyor ve hatta öfke nöbeti geçirip kendisine de zarar verecek harekelerde bulunuyor (başını bir yere vurmak kendini yerlere atmak gibi). Öncelikle bu tarz bir çocuğa “ağlama, yapma” gibi şeyler söylemek, tam tersi hareketlerde bulunup durumun aşırılaşması gibi bir sonuca neden olabilir. Siz bir çocuğa “ağlama” dediğinizde o daha beter bağırarak ağlayabilir, “yapma” dediğinizde sizinle inatlaşıp hareketini sıklaştırabilir. Sizin burada söylemeniz gerekenler “ağla rahatlarsın, başını vurduğunda senin canın yanar bana bir şey olmaz, ağlamayı bıraktığın zaman konuşacağız” gibi basit cümleler olmalı. Ve çocuğa bunları beden dilimizle de göstermeliyiz. Ağladığında, onun istediği dikkat çekme olayını görmezlikten gelmeliyiz. Bunları kendinizden emin bir şekilde ve sakince söylediğinizde önce biraz daha diretecek sonra yavaş yavaş davranışını bırakmaya başlayacaktır. Gerçekten yatıştığını gördüğünüzde “şimdi hazır görünüyorsun, artık konuşabiliriz” dedikten sonra, konuşmayı başlatıp sorun üzerinde onun anlayacağı dilden konuşmalısınız.

Okul öncesi çocuklarla çalışırken özellikle dikkatimi çeken bir konuydu bu. Hangi çocuğa “ağlama” denirse o çocuk ya ağladı ya da ağlamaklı olup daha nazlandı. Yere düşen herhangi bir çocuğa dikkat edin. Çocuk yere düştüğünde anne telaşlı bir şekilde koşup panik hali yaratırsa çocuk mutlaka ağlar, canı yanmasa da ağlar.

Bir başka iletişim yöntemi ise ben dilidir. Özellikle okul öncesindeki çocuklarla yaptığınız “ben dili” konuşma tarzı onları çok etkiler.  Herhangi bir sebepten dolayı size üzen bir çocuğa “şımarıksın,  yaramazsın, laftan anlamıyorsun” demek yerine “ bu hareketlerin beni çok üzüyor- sinirlendiriyor ve ben sinirlenmek-üzülmek istemiyorum”  diye söylersiniz daha etkili olacaktır. Hem çocuğu sözlerinizle etiketleyip bu etiketi karakterine yapıştırmamış olursunuz hem de duygusal anlamda etkilemiş olursunuz.

Yazının başlarında da belirttiğim gibi özellikle 2-4 yaş arası çocuklar sözcükleri basit algılarlar. Siz bir çocuğa “yaramaz” dediğinizde çocuk bunun anlamını sizin söylemek istediğiniz şekilde algılayamayabilir. Yaramaz kelimesini mecazi anlamda düşünemeyip “işe yaramaz “ anlamında sanabilir. Sahip oldukları kelime dağarcığı ve hayat tecrübeleri bununla sınırlıdır çünkü.

Hiçbir çocuk zor doğmaz. Bir çocuğun zor olmasının nedeni onu yetiştiren ebeveynleridir. 0-6 yaş dönemi ise kritik dönemdir ve atalarımızın dediği gibi ağaç yaşken eğilir. Bir çocuğu hareketlerinden dolayı suçlamak yerine önce öz eleştiri yapıp kendi hareketlerimizi gözden geçirmeliyiz.


Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen
N. Gökçe Esas









Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 17 Aralık 2013 Yeni Yıl Kutlamaları
    • 22 Ekim 2013 Çalışamıyorum Uyuyorum
    • 12 Aralık 2012 Mevsimsel Duygulanım Bozukluğu
    • 29 Kasım 2012 Umut Hep Olmalı
    • 12 Kasım 2012 Okul Başarısını Artırmada Ailelere Öneriler
    • 28 Mart 2012 Duyarsızlaştırılıyor muyuz?
    • 13 Şubat 2012 Çocuk Yetiştirmede Babanın Rolü Nedir?
    • 9 Eylül 2011 Psikolojik Danışmanlık Ve Rehberlik Bölümünde Reform Zamanı
    • 21 Nisan 2011 Disiplin Yöntemi Olarak Şiddet
    • 4 Nisan 2011 Psikolojik Danışman Mı Rehber Öğretmen Mi?
    • 10 Mart 2011 ASLA ASLA DEME
    • 23 Şubat 2011 OKUL ÖNCESİ ZOR ÇOCUKLARLA İLETİŞİM
    Custom Search

    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    İçerikler bilgilendirmek içindir. İçeriğin doğruluğu için her türlü özen gösterilmekle birlikte olası hatalardan site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz. İletişim: egitimekrani@gmail.com Yandex.Metrica Ödev Kaynağı Görüntüle
    17460 µs